Sağlık-Der Konya

UYANIN...ÜSKÜDAR'DA SABAH OLACAK...

Bülent Ertekin

UYANIN...ÜSKÜDAR'DA SABAH OLACAK...

Kadın, kadınlarımız kainat yaratıldığından bu güne kadar en değerli en kutsal varlıklarımızdır. Bir çiçek kadar nazik ve narinlerdir. Titreriz üzerlerine.
Çünkü annedir,
Çünkü bir eşdir,
Çünkü annemizdir,
Çünkü evimizin temel direğidir.
Çünkü  toplumun dinamizmidir.  Şayet o bozulursa biliriz ki; toplumumuzun mayası olan değerlerimizde bozulur. Bu nedenle emperyalist güçler ve dünya özellikle bizi bizden koparabilmek için bu toplumun temeli ve  ana unsuru olan AİLE ve KADIN üzerine sürekli oyunlar oynar. Rabbim de bu şer odaklarının her oyununu; milli ve manevi değerlerimiz  ile geri püskürtür.  Çok şükür Elhamdülillah.
Kadınlar, kadınlarımız son zamanlarda stk lar, dernekler, vakıflar ve devasa platformlar  ile toplumun bilinçlendirilmesi konusunda iyi çalışmalar yapmaktadırlar. Hepsinede canı gönülden tebrik ediyorum.  Özellikle 
kadına şiddet,
kadına taciz,
kadına tecavüz,
kadının eğitimi 
vs gibi konularda seslerini iyi yükseltip, kamuoyu oluşturuyorlar. Lâkin, malum son günlerde tüm dünyayı ilgilendiren bir konuda şuana kadar, hiç bir; 
KADIN DERNEKLERİNDEN,
KADIN VAKIFLARINDAN,
KADIN PLATFORMLARINDAN,
şahsen bir beyanat, protesto, telin gibi olayları ne duydum nede okudum. Oysa bu derneklerin tüzüklerine baktığınız zaman "  oooo ne kadarda harika" diyorsunuz. Zira öyle de olması gerekir.
Bakın bu STK ların kuruluş amacında ne yazıyor.

1976 Yılında Kurulan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun temel amacı "Kadının kalkınması yoluyla toplumun maddi ve manevi kalkınması için çalışmak ve bu konuda yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak"dır.
Ayrıca;
Gönüllü kadın kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, 
aynı amaç doğrultusunda çalışan gönüllü kadın kuruluşlarının Federasyona katılmasını sağlayarak güç birliği oluşturmak, 
Kadınların emeğini değerlendirme yollarını aramak ve bunun gerçekleşmesi için çalışmak, Anne ve çocuğun ekonomik, sosyal ve kültürel yönden kalkındırılabilmesi için annenin eğitilmesi ve aydınlatılması suretiyle, çocuğun topluma yararlı ve mutlu bir kişi olarak yetiştirilmesini sağlamak, 
Kadınlar arasında ; dostluk, kültür, sanat ve sosyal alanda işbirliği yapmak, 
Yaşlı, kimsesiz ve yoksul kadınlara gereken yardımı yapmak, 
Dış ülkelerdeki aynı amaca yönelik gönüllü kuruluşlarla, üye derneklerin aracılığıyla veya doğrudan işbirliği yapmak

Harika,
Fevkalade,
Fevkaladenin üstünde fevkalade,
Dehşet;
Peki bunun ilk kurucuları kim acaba?
" Kanki soruyu duydun mu?" ( Kanki bizim Googel amcamız (!))
Evet.
O halde cevabı alalım.

İLK KURUCULAR:
Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği (Kuruluş: 1953), Kadın Haklarını Koruma Derneği (Kuruluş: 1967), Köy Öğretmenleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Kuruluş: 1961), Türk Anneler Derneği (Kuruluş: 1953), Türk Kadınlar Konseyi Derneği (Kuruluş: 1959),

Gördünüzmü hepside dana dişi gibi stk. Hepside; 
BİR KADIN,
BİR ANNE,
BİR EŞ
Pekiii bu derneklerin vazifesi neydi?

" Kadınlar arasında ; dostluk, kültür, sanat ve sosyal alanda işbirliği yapmak, 
Yaşlı, kimsesiz ve yoksul kadınlara gereken yardımı yapmak, 
Dış ülkelerdeki aynı amaca yönelik gönüllü kuruluşlarla, üye derneklerin aracılığıyla veya doğrudan işbirliği yapmak"

Malum; Arakan, Myanmar  olayları. Dünya bu zulme, işkenceye sessiz kalırken bir tek ZULME DUR diyen,  bizim ülkemiz ve onun liderleri, politikacıları ve bürokratları oldu.
Yardım ise yardım.
Ziyaret ise ziyaret. 
Mektup ise mektup. 
Uyuyan beyinleri uyandırmak, görmeyen gözleri açmak, duymayan kulaklara duyurmak için Elhamdülillah herşeyi yaptı.
En son Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine ERDOĞAN hanımda  bürokratlarımız ile Myanmara giderek 
SİZİNLEYİZ,
BERABERİZ, 
YANINIZDAYIZ, mesajını verdi. Bununla da kalmayarak tüm dünya liderlerinin hanımlarına first Leydilerinin bizzat kendilerine  bu 
ZULMÜ DURDURUN 
diye kısa birde mektup gönderdi.  
Tebrikler Emine Hanım. 
Hem bir lider hanımı, bir hanımefendi olarak hemcinslerinize yapılan bu alçakça, zalimce, hunharca rezilliğe sessiz kalmayıp, tüm liderlerin eşlerine mana dolu bir mektup gönderdiğiniz için TEŞEKKÜRLER.
Tabii burada anlatmak istediğim Nobel ödüllü beş kadının dünyaya Myammer ve Arakanda özellikle kadınlara, kızlara karşı yapılan zalimce ve hunharca işkence ve tecavüzlere karşı MEKTUP YAZIP, ZULMÜ DURDURUN 
çağrısını yapmaları idi.


Vücudunda çok sayıda yanık oluşan ve yürümekte zorlanan Amine Hatun, “Myanmar askerleri köylere geliyor ve evlerimizi ateşe veriyor. Ormanda günlerce yürüdük ve tekneleri bekledik. İnsanlar üç gün ormanlarda saklanmak zorunda kalıyor. Evimden ayrılarak Bangladeş’e gelmem 9 gün sürdü. Askerler insanları öldürüyor. Askerler iki gün önce çok sayıda kişiyi öldürüp sonra cesetleri yaktı” 

Bu mazlumlara yardım etmek için bu bayan dernekler, stk lar, vakıflar,  platformlar acaba neyi bekliyor? 
Geç kalmıyormusunuz?
Sizler de; Nobel ödüllü beş kadın gibi kendisi de Nobel ödülü sahibi olan Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu Çii’ye hitaben mektup yayınlayacakmısınız? 
Tıpkı o mektupta yazdıkları gibi?

Sesleri çıkmayan Arakanlı Müslümanların savunulması için, sen sesini yükseltene kadar 
Kaç Arakanlı Müslüman’ın ölmesi gerekecek, 
Kaç Arakanlı Müslüman kadına tecavüz edilecek,
Kaç Arakanlı veya Myanmar'lı genç kızın yada kızların üzerinde işkenceler edilecek,
Halkın ne kadarı yok edilecek?” ifadesini kullanacaksınız.
Haaa ne zaman?
Yoksa onlar, müslüman?
Yoksa onlar, sizin gibi yaşamıyor?
Yoksa onlar, sizin gibi düşünmüyor?
Yoksa onlar, lüzumsuz insanlar?
Yoksa onlar ....
diyemi düşünüyor ve ondan dolayımı sesinizi çıkaramıyorsunuz?
Bunun  için mi kağıdı kalemi alıp
ZALİMSİNİZ !
ZULMÜ DURDURUN diye yazamıyorsunuz?
Acaba; hiç mi düşünmüyor yada düşünemiyorsunuz? 
Bunlar sizin hemcinsleriniz,
hani siz koca koca derneklerdiniz ya(!)
hani siz kadına şiddeti, 
kadına tacizi,
kadına tecavüzü lanetleyen ve nerede (Allah korusun ) böyle bir kadın olduğunda yanında idiniz.
Ne oldu size?
Neredesiniz?
Kimlesiniz?
Kimin yanındasınız?
Ne zaman meydanlara çıkıp 
MYANMAR'daki TECAVÜZLER için bir bildiri kaleme alacaksınız? 
Ne zaman ARAKANDA Kİ;
ÇOCUK KATLİAMLARI, 
KADINLARA TECAVÜZLER,
MİNİK MASUM VÜCUTLARI KATLETMEK,
için 
ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM ! diyeceksiniz.
Bekliyoruz.
Takip ediyoruz.
Vakit geçmeden uyanın.
Uyanın ki sizinle yola çıkan hemcinsleriniz
UYANIN,
UYANIN,
ÜSKÜDAR' DA SABAH OLACAK... demesin.


Selam ve dua ile

Bülent ERTEKİN 
SULTANBEYLİ /  İSTANBUL 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Başkanımız

Foto Galeri

  • Arakanlı Kardeşlerimize Merhem Olurmusun
  • 3. Dünya Müslüman Toplulukları Kongresi & Fuar 2018
  • Sağlık Yönetimi Kongresi 2018
  • Eğitime Destek

Videolar

  • Sağlık Yönetimi Sempozyumu
  • Bana Çanakkaleyi Anlat
  • Millet Bir Ve Beraber.
  • Not Defteri Programı 2

Facebook'ta Derneğimiz

Twitter'da Derneğimiz

Dernek Scripti: Medya İnternet