Sağlık-Der Konya

BEN BABAMIN OĞLUYUM...

Bülent Ertekin

BEN BABAMIN OĞLUYUM...

" Sen bizim Halil'in oğlumusun?"
Evet, ben Halil'in oğluyum.
Nerden anladınız? 
Tıpkı baban gibisin. Boy, pos, endam, yürüyüş, konuşman ve yüzündeki bütün hatlar. 
Aynı baban gibisin. Seni görünce o koca yürekli adamı sanki  karşımda gördüm evlat.
Gören...
Seni tanıyan...
Seninle konuşan...
Başı daraldığında kapıya gelip " Halil abi" diyen Nazilli'li Mustafa, kahvede okey oynayan Kayserili Mehmet, kısacası;  elide, gönlüde darda olan herkes bunu soruyor.
Sen, Halil'in oğlumusun?
Evet; ben Halilin oğluyum.
Ben; babamın oğluyum.

"Hadi bakalım bu hafta Fatihayı,haftaya Kevser sürelerini ezberleyeceksin.
-Ama baba zooor,  hemde çok zor yaaa...
- Ezberler, ezberlersin. Tembellik yok." Deyip yapabileceğimi anlatan inanç yüklü babam.
Ben; 
Halilin oğluyum, 
Ben, 
Babamın oğluyum.

Şükretmesini, kazancına, alın terine haram katılmayacağını;  paranın nasıl kazanılacağını senden öğrendim. Daha 6 yaşında iken eline iki katlı  sefer tası tutturulan; çalışmanında,helal kazancında, şükretmeninde, hafta sonu ustadan bir haftalık çalışma bedelinin karşılığını alırken, 
" Allah bereket versin usta " demeyi de  senden öğrendim.
Bugün,  binanın çatısından ne bir su, ne bir soğuk, ne bir sıcak girmiyor ve o çatının altında mutlu ve huzurlu bir hayat yaşıyorsam; Elhamdülillah, senin bana öğrettiklerin ile...
Ben,
Halilin oğluyum...
Ben, 
Babamın oğluyum...

Televizyonda izliyorum;
Ne kahramanlar, ne kahramanlaaar var.
Örümcek adam,
Batman,
Süperman, 
yada çizgi kahramanları. 
Adı üstünde işte,  hepside çizgi kahramanları. Tıpkı kartondan yapılan kaleler gibi . Hepsi yıkılmaya, devrilmeye hazır.
Teksas,
Tommiks,
Zagor,
Kızıl Maske,
Red Kit,
dedim ya hepside çizgi ve hayal kahramanı.
Kalbinde;
Merhamet,
Sevgi,
Şefkat,
İnfak,
Zekat,
Fitre ve daha nice manevi güzelliklerin hepside o minicik kalbinde olan koca yürekli adam. Benim kahramanım.
İşte o adam benim babam.
Her Ramazanda nerde bir fakir, fukara, dul, yetim var ise aylar öncesinden tespitini yapar,  kendi evine aldıklarından daha iyilerini alırdın. Bir de zarfa koydukların vardı. Bir sen, bir ben, bir de Allah(c.c) biliyordu.
-Baba bunlar çok değil mi? dediğimde.
Ver ki Allah (c.c) da sana versin. Bunlar bizi beklerler evlat. Gözlerini daha fazla yollara baktırmayalım"  derdin. Kimi zaman beraber,  kimi zaman yalnız giderdin. Ellerimiz ve torbalar dolu dolu.
Şimdi bu bayrak bende baba, hani diyorlar ya  "Sen Halil'in oğlumusun? 
Evet,  
Ben Halil'in oğluyum.
Ben, babamın oğluyum.

Aradan,  koca yedi yıl geçti baba. Beni uzun zamandır görmeyenler o soruyu gene soruyorlar.
" Sen Halil'in oğlumusun?
Bende;
Gururla,
Onurla, 
göğsümü kabarta kabarta,
gözlerim dolu dolu...
Ağlıyorum baba...
Ağlıyorum...
Boğazımda kocaman bir düğüm.
Tıkanıyorum, nefes alamıyorum. Babaaaaa...
Evet;  
Ben, 
Halil'in oğluyum
Ben,  
Babamın oğluyum.

Diyorlar ki 
BABALAR DA AĞLAR...
Ben...
BABA denilince,
BABA ismi zikredilince
BABA diye seslenilince
Hep ağlıyorum...
Dedim ya;
Ben HALİL' İN OĞLUYUM...
BEN BABAMIN OĞLUYUM... 

Selâm ve dua ile

Bülent ERTEKİN 
SULTANBEYLİ / İSTANBUL 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Başkanımız

Foto Galeri

  • Arakanlı Kardeşlerimize Merhem Olurmusun
  • 3. Dünya Müslüman Toplulukları Kongresi & Fuar 2018
  • Sağlık Yönetimi Kongresi 2018
  • Eğitime Destek

Videolar

  • Sağlık Yönetimi Sempozyumu
  • Bana Çanakkaleyi Anlat
  • Millet Bir Ve Beraber.
  • Not Defteri Programı 2

Facebook'ta Derneğimiz

Twitter'da Derneğimiz

Dernek Scripti: Medya İnternet