Sağlık-Der Konya

BIRAKMA BİZİ ANNE...

Bülent Ertekin

BIRAKMA BİZİ ANNE...

Anne; ne yüce, ne büyük, ne merhamet dolu bir kelime. Tıpkı, kocaman bir çınar ağacı gibi.  Bizde senin o devasa gölgende koruma altına aldığın; her daim kırılmaya hazır vede nazır dalların, yada heran dalından kopayım mı? yoksa kopmayıp beraber bir ömür geçirelim diyen yaprakların gibiyiz.
Biliyorum ki; her ne şartlarda olursan ol, yada olalım bırakmazsın bizi anne.  
Bu gün yanına geleceğim. İçim kıpır kıpır, yine var olanın üzerine yine, yeni  bir hediye alacağım . Alacağım cevabı bile bile. " Ne gerek vardı be evladım, sizin canınız sağ olsun.  Ne gerek vardı: diyeceksin.
" Olsun anne,  olsun elimizdeki bir hediye bile bizi mutlu etmeye yarıyorsa bırak mutlu olalım. Sen;  bizi yalnız, bizi sensiz bırakma ANNE
Yıllar yılları kovaladı, ellerinde büyüyen, ellerinde şekillenen ben; hala senin o sımsıcak kokan sinene hasretim. Hala yetişkin bir adam, bir aile reisi,  bir baba olsam da mutluluğun en güzelini senin kollarında, sana sarılarak hissediyorum anne. 
Bedenim; senin şefkatli ellerinle şekil buldu, SEVGİNLE sevmeyi, merhameti, şefkati ve diğer bütün latifeleri kalbime oluşturdun . 
Karanlık gecelerin sabahında; senin iman dolu göğsün, iman dolu yüreğin ile ellerimizi semaya açıp dua ederek O’ndan istemeyi öğrendik.  Ne samimi, ne içten, ne yürekten, ne kalpten gelen dualardı onlar.  Aradan kırk sene geçmesine  rağmen hala o duaları özlüyor, gene edebilir gene yüreğimin derinliklerinden gelen o samimiyette dua edebilir miyim? diye dua ediyorum. Sahi anne edebilir miyim?
Aradan çok ama çok zaman geçti. Derler ya hani " köprünün altından çok sular aktı" diye. Evet anne; o hayat köprüsünün altından çok ama çok sular aktı. Biz de değiştik, iyimi oldu, yoksa kötü mü? Hayır, anne hayır. Bizi; biz yapan o güzelim hasletler yerini MENHUS bir ruh, içi boş değerler ile doldu. Şimdi sen elime bakıyorsun. Biliyorum ki bu içinde bulunduğun durumdan dolayı sıkılıyor, üzülüyor,  belki de kahroluyorsun anne. Öyle değil mi? Ve sen gene hiç ama hiç belli etmemeye çalışıyorsun.
Çalışıyorsun da… 
Yapma anne; ne olur yapma ve içine düştüğün bu durumdan dolayı  üzülme ne olur, olur mu? 
Bırak ellerimle besleyeyim seni. Seni, biliyorum ki senin beni beslediğin gibi besleyemem. 
Ama bırak deneyeyim, ne olur. 
İyileş, yine dizinde uyuyayım anne, Yine saçımı okşa. Yaramazlık yaptığımda azarla beni. Hatta döv. Ama sen kızamazsın ki. Sen annemsin " Sol elin cezasını, sağ el vermez evladım" derdin. Hatta tüm bedenin derdin anne. Mavi gözlerinden yaş hiç eksik olmazdı, Islak ıslak bakardın, Ama yine de bizi ayakta tutardın anne.
Bugün; o dağ gibi annem, yani sen erimiş bir vaziyettesin. 
Benim annem, güzel annem, mavi gözleri ile baktığında içimi ısıtan, kızdığında mıh gibi oturduğum, yere çivi gibi çakan annem. 

Bizi bırakacak mısın? 
BİZİ IŞIKSIZ,
BİZİ SENSÎZ,
BİZİ SEVGİSİZ,
BIRAKMA ANNE…

Selâm ve dua ile 

Bülent ERTEKİN

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Başkanımız

Foto Galeri

  • Arakanlı Kardeşlerimize Merhem Olurmusun
  • 3. Dünya Müslüman Toplulukları Kongresi & Fuar 2018
  • Sağlık Yönetimi Kongresi 2018
  • Eğitime Destek

Videolar

  • Sağlık Yönetimi Sempozyumu
  • Bana Çanakkaleyi Anlat
  • Millet Bir Ve Beraber.
  • Not Defteri Programı 2

Facebook'ta Derneğimiz

Twitter'da Derneğimiz

Dernek Scripti: Medya İnternet